İçeriğe geç

Etiket: bir

Kamulaştırma ne için yapılır ?

Kamulaştırma Ne İçin Yapılır? Bilimin Işığında Toplumun Ortak Yararını Anlamak Bazen bir kavramı anlamak için onu sadece hukuki metinlerde değil, hayatın içinden ve bilimin gözlüğünden de incelemek gerekir. “Kamulaştırma” da tam olarak böyle bir konudur. Soğuk bir yasal terim gibi görünse de, aslında toplumun geleceğini, şehirlerin gelişimini ve bireylerin yaşam kalitesini şekillendiren derin bir mekanizmadır. Bugün gelin, bu kavramı bilimsel bir merakla ele alalım ama dili herkesin anlayabileceği kadar sade tutalım. Kamulaştırmanın Temel Amacı: Kamu Yararı Kamulaştırma, en basit tanımıyla, devletin veya kamu tüzel kişiliğinin toplum yararına olacak projeler için özel mülkiyete ait taşınmaz malları bedelini ödeyerek alma işlemidir. Peki…

14 Yorum

Gözde et yürümesi nasıl anlaşılır ?

Gözde Et Yürümesi Nasıl Anlaşılır? Güç, Beden ve Toplum Arasında Siyaset Bilimsel Bir Okuma Bir Siyaset Bilimcinin Bakışı: Bedenin Sessiz Siyaseti Toplumsal düzenin, kurumların ve iktidar ilişkilerinin karmaşık yapısında beden çoğu zaman unutulmuş bir aktördür. Oysa beden, iktidarın hem nesnesi hem de taşıyıcısıdır. Bir siyaset bilimci için, bir yürüyüşün ritmi, bir duruşun kararlılığı, bir bakışın süresi bile birer politik göstergedir. Gözde et yürümesi — yalnızca fiziksel bir davranış değil, aynı zamanda iktidarın vücuda kazındığı bir jesttir. Bu yürümenin nasıl anlaşıldığı, toplumun güç, norm ve değer ilişkilerinin derin bir aynasıdır. İktidarın Görünmez Koreografisi Her toplum, belli yürüyüş biçimlerini onaylar; bazılarını ise…

14 Yorum

Göz sulanması neden olabilir ?

Göz Sulanması Neden Olabilir? Siyaset Bilimi Perspektifinden Güç, Duygu ve Toplum Bir siyaset bilimci, güç ilişkilerinin en görünmez hâllerini inceler. Çünkü her iktidar biçimi, yalnızca politik kurumlarda değil, insanların duygularında da iz bırakır. “Göz sulanması neden olur?” sorusu, biyolojik bir refleks gibi görünse de, toplumsal düzenin duygusal anatomisine dair bir metafor olarak da okunabilir. Bazen bir gözyaşı, yalnızca bir tepki değil; bir sistemin, bir ideolojinin ya da bir kimlik mücadelesinin dışavurumudur. İktidarın Duygusal Anatomisi: Güç ve Gözyaşı İktidar, yalnızca yasalarla değil, duygularla da yönetir. Göz sulanması burada bir direniş ya da teslimiyetin sembolü hâline gelir. Güç ilişkilerinin yoğun olduğu toplumlarda…

10 Yorum

Gösteriş yapan kişiye ne denir ?

Gösteriş Yapan Kişiye Ne Denir? Edebiyatın Aynasında Bir Karakter Analizi Kelimenin büyüsü, insanın kendi benliğini kelimelere emanet edebilme gücünde saklıdır. Bir edebiyatçı için her kelime, bir dünyanın kapısını aralar; bir karakterin ruhunu, bir toplumun aynasını, bir çağın rengini taşır. “Gösteriş yapan kişi” ifadesi de yalnızca bir davranışı değil, bir insanlık hâlini, bir ruh durumunu, hatta bir trajediyi işaret eder. Edebiyat tarihinde, gösteriş tutkusu kadar derin, tutkulu ve yıkıcı az tema vardır. Çünkü bu tutku, insanın görülme, beğenilme ve ölümsüz olma arzusunun estetikleşmiş hâlidir. Gösterişin Edebî Kökeni: Narcissus’un Gölü Antik mitoloji bize gösterişin ilk aynasını sunar: Narcissus. Suyun yüzeyinde kendi yansımasına…

16 Yorum

Gurme nedir makale ?

Gurme Nedir? Lezzetin Tarihsel, Kültürel ve Akademik Yolculuğu Gurme kelimesi bugün birçok yerde karşımıza çıkar: restoran eleştirilerinde, televizyon programlarında, hatta sosyal medyada paylaşılan bir tabak yemeğin altına düşülen yorumlarda bile. Ancak bu kavram, yalnızca “iyi yemek yemeyi seven kişi” tanımının çok ötesinde, tarihsel bir birikimi ve kültürel bir derinliği temsil eder. Bu yazı, “Gurme nedir?” sorusuna yanıt ararken hem geçmişin izlerini hem de günümüzün düşünsel tartışmalarını ele alır. Tarihsel Arka Plan: Fransız Aristokrasisinden Modern Sofralara Gurme sözcüğü, kökenini Fransızca “gourmet” kelimesinden alır. 18. yüzyıl Fransa’sında şarap tadımcıları için kullanılan bu terim, zamanla iyi yemek ve içki konularında rafine bir zevke…

8 Yorum

Grev kararı kaç gün içinde uygulanır ?

Grev Kararı Kaç Gün İçinde Uygulanır? Edebiyatın Diliyle Bir Bekleyişin Anatomisi Kelimeler, bazen bir direnişin ilk adımıdır. Her eylem, her karar, önce bir kelimeyle başlar. Grev kararı da böyledir: bir kelimeyle ilan edilir, bir cümleyle duyurulur, sonra sessizlikte beklenir. Bu bekleyiş, yalnızca hukuki bir süre değil, aynı zamanda insanın iradesiyle zamana karşı yürüttüğü bir iç mücadeledir. Edebiyat, bu bekleyişin içindeki gerilimi, sabrı ve umudu anlatmanın belki de en incelikli aracıdır. Bir Karar, Bir Süre, Bir Hikâye 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 60. maddesine göre, grev kararı kararın işverene tebliğinden itibaren altmış gün içinde uygulanmak zorundadır. Aksi halde…

12 Yorum

Canını dişine takmak nereden gelir ?

Keyfini Kaçırmak Deyimi: Bir Hikâyenin İçinde Anlamı Keşfetmek Hayat bazen küçük mutlulukların üzerine serpiştirilmiş devasa planlarla gelir. Bazen kahkahalarla gülerken bir cümleyle sessizleşir insan. İşte bu yazı, tam da öyle bir anın içinden doğdu… Size bir hikâye anlatmak istiyorum. Çünkü bazen bir deyimin anlamı sözlükten değil, yaşanmışlıklardan geçerek kalbe dokunur. Bir Akşamüstü Sohbeti: Keyifli Başlayan Bir Hikâye Elif ve Murat, uzun süredir birlikte olan bir çiftti. Şehrin gürültüsünden uzaklaşmak, biraz nefes almak için küçük bir sahil kasabasına kaçmışlardı. Akşam güneşi denize batarken, ellerinde kahveleriyle sahil kenarındaki tahta bir bankta oturuyorlardı. Hava hafif serin, rüzgâr yumuşak ve sohbet sıcaktı. O an…

15 Yorum

100 candela kaç lümen ?

100 Candela Kaç Lümen? Işığın İnsan Hikâyesiyle Buluştuğu Nokta Karanlık bir odada otururken küçük bir masa lambasının ışığı size huzur verebilir. Aynı ışık bir tiyatro sahnesinde sönük kalır, bir uçak pistinde ise hayat kurtarabilir. Peki bu farklılık nereden gelir? İşte burada iki kavram devreye girer: candela ve lümen. Birinin ışığın yönünü, diğerinin toplam miktarını anlattığını çoğumuz biliriz ama bu ikisi arasındaki ilişki, rakamlardan çok daha fazlasıdır. Bugün bu ilişkiyi sayılarla, hikâyelerle ve gerçeklerle anlamaya çalışacağız. Temellerle Başlayalım: Candela ve Lümen Nedir? Candela (cd), ışık şiddetini yani bir ışık kaynağının belirli bir yönde ne kadar güçlü ışık yaydığını ölçer. Daha teknik…

16 Yorum

Hangi duruşmalar izlenebilir ?

Hangi Duruşmalar İzlenebilir? Edebiyatın Gücüyle Anlatıların İzinde Bir Yolculuk Edebiyat, kelimelerin gücünü ve anlatıların dönüştürücü etkisini en derin şekilde açığa çıkaran bir alandır. Kelimeler, bazen bir kılıç gibi kesici, bazen ise bir yelken gibi hafifçe savurur insanı. Duruşmaların izlenebilirliğini, tıpkı edebi bir metni okurken duyumsadığımız gerilim ve çözülme anlarına benzetebiliriz. Edebiyat, yalnızca bir hikâye anlatmakla kalmaz, aynı zamanda insan ruhunun derinliklerine inen, onu dönüştüren bir yoldur. Bir duruşma izlerken de metnin yapısına, karakterlerin dinamiklerine ve olayların akışına benzer bir etki yaratırız. Ancak bu sefer, izlediğimiz şey bir hukuk mücadelesi değil, insanlığın en derin meseleleriyle yüzleştiği, içsel ve toplumsal bir çatışmadır.…

12 Yorum

Gök bilimci olmak için ne yapmalıyız ?

Gök Bilimci Olmak İçin Ne Yapmalıyız? — Göğe Bakan Kültürler Üzerine Antropolojik Bir Yolculuk Giriş: İnsanlığın Göğe Bakan Merakı Bir antropolog olarak dünyayı dolaştığınızda, nereye giderseniz gidin gökyüzüne dair hikâyelerin asla eksik olmadığını fark edersiniz. Gökyüzü, her kültürün ortak aynasıdır; farklı dillerin, inançların, ritüellerin üzerinde duran evrensel bir metafordur. Kimi yerde yıldızlar bir kabile atasının ruhunu temsil eder, kimi yerde Tanrı’nın gözleridir. O halde “Gök bilimci olmak için ne yapmalıyız?” sorusu sadece akademik bir merak değildir; aynı zamanda kültürel, toplumsal ve varoluşsal bir çağrıdır. Ritüellerin Işığında Gökyüzüne Yolculuk İnsanoğlu göğe ilk baktığında bilim adamı değil, ritüel insanıydı. Gökyüzüyle kurulan ilişki…

16 Yorum
şişli escort
Sitemap
https://ilbetgir.net/betexper yeni giriş